25 Ağustos 2011 Perşembe

Benim tatlı meleğim...



O kadar çok şey varki beraber yaptığımız. Beraber koşuya çıktığımız, aynı yemeği, aynı yatağı paylaştığımız. En çok da sabahları ön patilerininle bana sarılmaların. Sıkılınca usul usul yanağımdan yalayarak "hadi baba kalk da dışarı çıkalım hava çok güzel" der gibi beni uyandırman. Ah bir bilsen seni ne çok özlediğimi. Hayatıma giren en güzel varlıksın. Umarım beni hissediyorsundur. Senden ayrılmanın bana ne çok acı verdiğini umarım hissediyorsundur. Seninle iken beni bırakıp gideceğini ve giderken ne çok yaralar açılacağını umarım hissediyorsundur. Yapmam gerekenin doğru oldugunu bile hissettiğine eminim. Asla sana acı cektırmek değil amacım kendi acımı dindirmek. Var olabilmek. Sağlıklı olabilmek için. İçimdeki sevgin asla bitmeyecek asla. İyiki doğdun Lilocan...............



14 Temmuz 2011 Perşembe

Yaşama dönüş...........







Koştum, koştum, koştum.......... Nereye olduğunun önemi olmadan. Sadece gücümün yettiği yere kadar. Duygularım dönüşümünü tamamlayana, sevgi nefrete dönene, nefret ise yerini huzurlu bir boşluğa bırakana kadar.

Artık bahçeden çıkış zamanı. Yaşama dönüş zamanı. Belki de bu sefer bir daha dönmemek üzere kapattım kapılarını. Arkama bile bakmadım. Gecenin karanlığında ışık yağmurunun altında başladım yolculuğa.

3 Haziran 2011 Cuma

Aşkın dansı..........




Sabah erken bir saatti tek hatırladığım. Bir de günü hatırlıyorum. Pazar. Eyüp Sultan Camii nin dış avlusundaydım. Bahar güneşi doğmuş gözlerimi kamaştırıyordu. Sanki bir şeyleri gizlemek ister gibi. Güneşin tadını çıkartırken, gözlerimi kamaştıran güneş ışığının arasında aşkın dansına şahit oldum. Hiç bir şeyi umursamadan sadece aşkın peşinde koşan, ona en güzel dansını sergileyen güzel güvercin........

2 Haziran 2011 Perşembe

Gönül bahçeme dönüş.......





En son ne zaman geldim hatırlamıyorum bile. Uzun uğraşlar verip temizleyip güzelleştirip çıktığım bahçeme geri döndüm. Bin bir zorluklarla yabani otlarını, dikenlerini ellerim, avuçlarım, tırnaklarım kanayana kadar temizleyip güzelleştirdiğim bahçeme geri döndüm.

Bu sefer çok farklı. Dikenler daha sert, daha keskin. Nasıl oldu ? Buraya nasıl geldim ?. Ama sanırım bı gerçek var bahçe beni çekiyor. Onunla ilgilenmeyi bıraktığımda hiç acımadan uğruna her şeyi verdiğim hayatımdan beni çekip alıyor. Gene bahçe kazandı. Bu sefer ağaçlar, kuşlar bile bana ağlıyor. Çok yalnız ve yorgunum. Her seferinde olduğundan daha çok......

Zaman...Burada zaman yok demiştim. Bu yüzden zamanı gelince diye söze girmem saçma olacak ama o gün geldiğinde, gönül bahçem temizlendiğinde, tekrar bisikletime atlayacağım ve yeni bir hayata gün doğumunda süzülen ışıklar altında başlayacağım.